Şefkat-Der'le İlgili Güncel Bilgilere Ulaşmak İçin Lütfen Facebook Hesabımızı Takip Edin.(Şefkat Der)
   
  sefkat-der
  Beyoğlu'ndaki Bazı polislerin Kötü Davranışları İle İlgili Başbakanlığa Suç Duyurusu
 

  

                                       

Sayı.2007-30                                                                               

Konu:BEYOĞLU EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLI POLİSLER TARAFINDAN GÖZALTINDA GÖRMÜŞ OLDUĞUM KÖTÜ MUAMELE VE İŞKENCEYLE İLGİLİ SORUŞTURMA YAPILMASI TALEBİ

 

                     BAŞBAKANLIK MAKAMINA

                                                                 ANKARA

                                                                                  

 

 

Ben kısa adı Şefkat-Der olan,Evsizlere Güçsüzlere Açlara Şiddet Mağdurlarına Cinsel Kurbanlara Şefkat Kapısı Yoksullukla mücadele ve Ötekilere de İnsan Hakları Derneği Genel Başkanıyım.

Aşağıda belirtmiş olduğum ,işkence,kötü muamele ve tehditlerden dolayı şikayetçiyim

.

İşkenceci kanunsuz hareket eden polisler tüm emniyet camiasını karalamakta ,insanın devletine olan güvenini sarsmaktadır.Beyoğlu”nda yapılan işkenceler gittikçe istisna olmaktan çıkmış organizeli sistemli bir hal almıştır.Bütün bu ihlaller Beyoğlu ve İstanbul Emniyeti yetkililerinin de bilgisi dahilinde olmakta ve deliller örtülmeye çalışılmaktadır.Beyoğlu,taksim,istiklal ana cadde ve istiklal ara sokakları ve Tarlabaşı caddesindeki emniyetin yerleştirdiği güvenlik kameraları görüntülerinde bile bir inceleme yapıldığında birçok işkence ve kötü muameleyi bazı polislerin nasıl yaptığı görülecektir.Beyoğlu Asayış Müdürüne,Beyoğlu Emniyet Müdürüne ve İstanbul Emniyet Müdürünün incelemelerine asla güvenilmemelidir.Bu işkencelerden bu yetkililerin habersiz olmalarına imkan yok.bunun için çok birikimli uzman  güvenilir müfettişler gerekmektedir.Bu müfettişler zaten Beyoğlu”nda bir saat gözlemde bulunsalar her şeyi kendileri de görebilir.Fakat bu müfettişlere tavsiyemiz ara sokaklarda her an kendileri de bazı polisler tarafından darp ve işkenceye maruz kalabilirler.Bu uyarıda son derece ciddiyim.

 

Başbakanlık Makamının gereğini yapmasını saygılarımla arz ediyorum.

 

Şöyle ki;

 

1.-   14 Temmuz 2007 Cumartesi günü saat 18:30 civarı,Beyoğlu  İstiklal Caddesi İmam Adnan Sokak girişinde,Bağımsız milletvekili adayları ( genel kadın,hayat kadını denen,hayatı çalınmış hayatsız kadın,eski genelev köleleri) İstanbul 2.Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Ayşe TÜKRÜKÇÜ  ve İstanbul 1.Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Saliha ERMEZ “in,seçim faaliyetleri kapsamında, istiklal caddesinde küçük bir masanın üstüne el ilanlarını koyarak,geçen giden vatandaşlara el ilanı dağıtıyordum.Oldukça saldırgan tavırlı tehditvari konuşan hakaretlerde bulunan sivil polislere kanuni hakkımızı kullandığımız ı söyledik .aramızda çıkan tartışmadan sonra,bana hakaret ve tehditlerde bulunarak,beni araçlarına bindirdiler.Görevli sivil polisler tarafından küfür tehditle gözaltına alındım.Polisler tarafından aracın içerisinde de her türlü küfür tehdit ve hakarete maruz kaldım.

 

Polislerin kendilerince çok fazla çalıştırılmak,yeteri kadar maaş alamamak vb.birçok sorunları olabilir ama bu sorunları yaşamaları insanlara kötü muamele,tehdit ve işkencede bulunmalarına neden olmamalıdır.İşkenceci ,kötü muamelede bulunan vb.polisler tüm emniyet camiasını karalamakta insanların devletine olan güveni sarsmaktadır. Maalesef bazı polisler kanunların verdiği yetkiyi istismar etmektedir.özellikle son dönemlerde Beyoğlu”ndaki polisin yaptığı kötü muamele,hakaret,işkence gibi insan hakları ihlalleri  istisnai olmaktan çıkmış sistemli bir hal almıştır.

Bazı polislerin bu yasadışı işlerine yetkililerin müdahalede bulunması gerekmektedir.Malesef bazı polisler özellikle Beyoğlu”nda terör estirmektedir.Başbakanlık,gerekli tedbirleri almazsa durum çok daha vahim bir hal alabilir.

 

 

                                                                               -1-

                                                               

 

Beyoğlu Asayiş Şubede Görevli 2 sivil polis tarafından tehdit,kötü muamele ve işkenceye uğradım.Polisler tarafından hastanede bile darp edildim!Bana yönelik tehdit,kötü muamele ve işkence Saat 18.30 dan 23:00 a kadar sürdü.Hala hayati yönden risk altındayım.

 

2.Hastanedeki sağlık görevlileri beni hiç muayene etmeden polisle birbirine kaş göz işareti yaparak kafa sallayarak rapor hazırladı!

 

3.Taksim Polis Merkezindeki görevliler,Taksim karakolunda gözaltında olduğum halde benim karakolda olup olmadığımı soran hayatımdan endişe eden Bağımsız milletvekili adayları

Ayşe Tükrükçü ve Saliha Ermez e burada değil dediler!

 

4.Gözaltındayken kanuni haklarımı kullandırmadılar.Tanıdığıma ve avukata ulaşmama engel oldular.

5.İşkenceci polisler tarafından tehdit edilmekteyim ve hayati yönden risk altındayım.

 

6.Benim başıma bir şey gelirse bunun en büyük sorumlusu bu işkenceci 2 polisle birlikte ,bu olaylara kayıtsız kalan,polisin bu tutumuna göz yuman,işkence ve kötü muameleleri görmezden gelen,Beyoğlu Asayiş Şube Müdürü,Beyoğlu Emniyet Müdürü ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah”tır.Bunların yanında Vali,Emniyet Genel Müdürü ,İçişleri Bakanı ve Başbakan da Beyoğlu”ndaki bazı psikopat polislerin kanunları ihlal edip,işkence ve kötü muamelelerde bulunmalarıyla ilgili gerekli görevlerini  yapmadıkları için sorumludurlar.

 

 

7.Burda biçok görevli insanlığını kaybetmiş.Psikolojileri iyice bozulmuş,psikopatlaşmış kişilerin polislik yapması büyük bir risktir.

 

8.Buradaki polislerin akıl ruh sağlığı uzman psikiyatrlarca incelenirse,birçok polisin akıl ruh sağlığının bozuk olduğu görülecektir.Beyoğlu”ndaki ve ülkemizin diğer bölgelerindeki terör olaylarının artmasında işkenceci ve kötü muamelede bulunan güvenlik görevlilerin etkisi büyüktür.

 

9.İstanbul Emniyet Müdürlüğünün güvenlik kameralarında bile bazı polislerin estirdiği terör,vatandaşa kötü muameleleri ,vatandaşların özellikle nasıl ara sokaklara sürüklenip orda vahşice dövülüp işkenceye uğradığı görülür.Zaten karakollarsa cehennemden beter.

 

10.Hiçbir vatandaşımızın kötü muamelede bulunan tehdit ve işkencede bulunan polisleri şikayet etmek için sakın karakola falan gitmesin.karakollar mafyanın suç şebekelerinin cirit attığı sokaklardan daha güvensiz.karakola düşen bir kişi,intihar süsü verilmiş bir cinayete kurban gidebilir.

 

11.Beyoğlu”nda görevli bazı polis memurları,Gözü dönmüş iyice psikopatlaşmış ,adeta Beyoğlu”nu esir almış bu görevlilere müdahale edecek bir yetkili yok mu?!

 

12.İşkenceye sıfır tolerans diyen Hükümete- Sn.Başbakana şaşırıyorum..Maşallah nede sıfır toleransları varmış.Dikkat etsinler de yetkililer kendileri işkenceye,kötü muameleye  uğramasın.Zaten polis araçları,ara sokaklar,kuytu köşeler işkence hanelere döndü.Bazı polisler işkence yapmak için karakola götürmeye de gerek duymuyor.bazı polisler kendilerince suçlu gördükleri insanları köşe ara sokaklara tenha yerlere götürüp,kendilerince mahkeme kurup yargılayıp cezalarını da orada kesiyorlar.!!!Bu yargısız infazlara dur diyecek bir yetkili yok mu?Ana cadde ve sokaklardaki güvenlik kameraları incelendiği zaman tüm gerçekler, görülecektir.(eğer emniyet tarafından görüntüdeki deliller yok edilmezse!)

 

Uğramış olduğum Kötü muamele-tehdit ve işkence ile ilgili ayrıntılı açıklamam:

14 Temmuz 2007 cumartesi günü saat 18:30 civarı,Beyoğlu  İstiklal Caddesi İmam Adnan Sokak girişinde,Bağımsız milletvekili adayları ( genel kadın,hayat kadını denen,hayatı çalınmış hayatsız kadın,eski genelev köleleri) İstanbul 2.Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Ayşe TÜKRÜKÇÜ  ve İstanbul 1.Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Saliha ERMEZ “in,seçim faaliyetleri kapsamında, istiklal caddesinde küçük bir masanın üstüne el ilanlarını koyarak,geçen giden vatandaşlara el ilanı dağıtıyordum.

                                                                  -2-

 

 

 

El ilanı dağıtımında bağımsız milletvekili adayları Sn.Ayşe Tükrükçü ve Sn.Saliha Ermez”le birlikte bir grup gönüllü bayan da vardı.El ilanı dağıtımımız belgeselciler tarafından da kaydediliyordu.Bu sırada sivil bir otomobil istiklal caddesinde bizim bulunduğumuz yerde büyük bir hışımla durdu.

 

 Bu otomobilin içerisinden çıkan 2 sivil giyimli kendilerinin Beyoğlu Asayiş şubede görevli polis memuru olduğunu söyleyen iki kişi ,oldukça sert ifadelerle hırçın hareketlerle bizlere bağırarak kaldırın çabuk bu masayı yasakvb.dediler ben de kendilerine seçim faaliyetleri kapsamında el ilanı dağıtılmasının yasal bir hakkımız olduğunu engellenemeyeceğini,küçük olan tek bir masan üstünde el ilanlarını koyduğumuzu bunun bir suç unsuru olmadığını anlatmaya çalıştım.

 

Sivil polisler gittikçe sertleştiler düşmanca bir saldırgan ifadelelerle bana ve el ilanı dağıtımı yapan Bağımsız Milletvekili Adaylarına hakaretlerde bulundular.Masaya vurdular.Masa toplanmaya çalışılırken  polislerin hakareti ve sert tavırları devam ediyordu.bu hakaretler karşısında kendimizi savunmaya çalıştık.

Bana sen şov yapıyorsun şov yapma falan dediler

.Ben de kendilerine yaptıklarının yanlış olduğunu bizim bu çalışmalarımızla uğraşacağınıza Beyoğlu”nda bu caddede kadınların satıldığını,çocukların satıldığını,uyuşturucuların satıldığını,fuhuş mafyasıyla uyuşturucu mafyasıyla uğraşın,burada masumları,midye satanları,çiçek satanları ekmeğini çıkarmaya çalışan garipleri,günahsızları alışmışsınız dövmeye tenha yerlere götürüp işkenceler yapmaya dedim(polisin bu saldırgan durumlarını bizzat kendim defalarca görüp müdahalelerde bulunmaya çalışmıştım.yetkili amirlerine söylediğim olaylar oldu.Beyoğlu”na gelen herkes hafif bir gözlem yapmayla bazı polislerin vatandaşlara nasıl kötü muamelede,saldırıda bulunduğunu çok rahat gözlemleyebilir.Hatta emniyet müdürlüğü tarafından yerleştirilen güvenlik kameraları da bazı polislerin sert tutumlarını gerebilir.Bu bölgedeki psikolojileri bozulan polisler vatandaşları anayoldan ara yollara sürükleyerek özellikle kameraların olmadığı bölüme götürüp orda daha çok dövüyorlar.Elimizden sizi kimse kurtaramaz diyorlar.)

 

Ben sert tutumda bulunan bu polislere size güvenmiyorum sizin ne yapacağınız belli olmaz siz insanı götürür bir köşede öldürüp atabilirsiniz bile bana başka güveniler bir ekip gelsin onlar götürsün dedim.Bu arada 155 i de aradım sivil polislerin bu yaptıklarını anlattım ve lütfen amirlerinize söyleyin bunlara müdahale etsin dedim.Beni zorla araca bindirdiler.Aracın içerisinde küfür hakaret ve tehditlere devam ettiler.Sen gününü göreceksin dediler.Beni araçlarına alan bu polisler adeta kudurmuş gibi küfür ve tehditlerine devam ettiler.

Nereye götürdüklerini sorduğumda yine küfürle tehditle cevap verdiler.bir süre sonra taksimdeki ilk yardım hastanesine götürüldüğümü anladım.araçtan inerken de sert tutumları tehditleri devam etti.sağlık görevlilerine darp raporu almaya geldik dedi.Polisle sağlık personeli arasında bir kaş göz işareti oldu.Ben ordaki görevliye bana hiç bakmadan muayene etmeden rapor yazıyorsunuz.bakın burada sizin yanınızda bile kötü muameleye uğruyorum dedim.O esnada ben yine 155 i arayıp durumu anlatıp bu polislere müdahale etmelerini sölyledim..ben 155 le görüşürken polisler elimden telefonu aldı 155 teki görevliye tamam toprağım bişey yok dedi ve telefonu kapattı.

 

Beni hastaneden,kolumu burkarak boynumu koparacaklarmış gibi darp ederek götürdüler.Bununla ilgili acil servisteki  güvenlik kamerasının görüntülerine ulaşılarak ta delil elde edilebilir.bu birçok kişinin gözü önünde oldu.acil servisten çıkar çıkmaz da küfür hakaret ve tehditlerini sürdürmeye devam ettiler ve araca yürürken arkadan bana sertçe tam sırtıma avuç içli sertçe yumruk verdiler.Bizi kime şikayet edersen et biz kimseden çekinmeyiz dediler ve daha dur sana gününü göstereceğiz dediler.Araca bindirdiler.Aracın içerisinde küfür ve hakaretler devam etti.Beni Taksim Polis merkezine getirdiler.Taksim polis merkezinde o kadar polisin gözü önünde küfür tehdit hakaretlere devam ettiler.Haydi burada da konuşsana haydi bize bir şey söylesene diye tehditlere devam ettiler.Beni küçük bir odaya aldılar odada tehdit ve küfürleri devam etti.kalk köşede ayakta bekle  dediler.kullandıkları her iki kelimeden biri küfür hakaret ve tehditti.İçeride hiçbir şekilde cangüvenliğim yoktu ve beni iyice tahrik etmeye çalışıyorlardı.Kanunların verdiği hakkın hiç birini bana kullandırmadılar.

Ne yakınıma ne de avukata telefon açmama müsade etmediler.Üstelik içeride bana hakaret ve tehditlere devam ederlerken Dışardan sesler gelmeye başladı.Karakolun girişinde Bağımsız Milletvekili adayları Ayşe Tükrükçü  ve Saliha Ermez” le birlikte birkaç kadın benim yerimi soruyorlardı.ben karakolda olduğum halde burada değil dediklerini asayişte bize teslim edilmedi dediklerini ben gözaltındayken duydum.

                                                                         -3-

 

 

Burda beni gözaltına alıp işkence ve kötü muamelede bulunan tehdit eden sivil polislerin yanında karakolda görev yapan diğer polislerin de bu olaylara seyirci kalmaları ve benim orda bulunmadığımı söylemeleri ,açık bir görev ihmali oluşturmaktadır.

 

Beni sormaya gelen bağımsız milletvekili adaylarının polislere ısrarlı tutumu,memur bey gözaltına aldıkları sivil araç burada niye yalan söylüyorsunuz gibi konuşmaları ben içerden duydum ve özel bir çabayla kendimin karakolda olduğumu gösterdim.

 

 

Tehditler küfürler devam etti.Karakolda her an intihar süsü de verilmiş bir cinayet olayıyla karşı karşıya kalabilirdim.işkenceci polisler hiçbir yetkiliden  çekinmediklerini nereye şikayet edersen et dediler.Benim karakolda olduğum görülmeseydi başıma çok daha kötü şeyler gelebilirdi.

 

Bu polisler işkence ve kötü muamelede çok tecrübeliydiler.Psikolojisi bozulmuş,iyice psikopatlaşmış polislerden her şey beklenebilirdi.Polisler içeriği saçma sapan iddialarla dolu bir tutanak hazırladılar ve benim imzalamamı söylediler.ben de imzalamadım.Daha sonra  ifademin alınması için,karakolda resmi görevlinin olduğu bir odaya aldılar ..O odadan beni kilitli olan nezarete kapattılar ve bekleyeceksin burada dediler..birkaç saatte nezarette tutular.Daha ne zaman ifademin alınacağını sordum pek oralı olmadılar…

 

Gözaltında olduğumla ilgili hiçbir kişiye ve avukata telefon açtırmadılar.!

.Kendi suçlarını örtbas etmek için,.görevli memura hakaretten ve seçim kanununa muhalefetten ifademi aldılar.Ben suçlamaların hiç birini kabul etmedim ve bana araçta,hastanede,hastane çıkışında ve karakolda gözaltındayken kötü muamele ve işkencede bulunan beni tehdit eden o iki sivil polis memurundan şikayetçi olduğumu söyledim..darp edilmeme rağmen şikayetçi olmama rağmen beni doktora götürmediler.

 

Şikayetçi olduğum polislerle de ilgili bişey yapmadılar.İfadem bitip imzalamam söylendiğinde baktım yazıda avukat istemedi diye bir şey yazmışlar.Ben de bana sormadılar bile avukata izin vermediler dedim.İşin daha da uzayıp daha fazla gözaltında kalıp çeşitli risklere maruz kalmamak için imzalayıp biran önce karakoldan çıktım.

 

Hemen hastaneye gittim.Durumu anlattım beni kontrol edip rapor düzenlemelerini istedim.

Görevli doktor bana karakoldan yada savcıdan üst yazı gelmediği müddetçe rapor düzenleyemeyeceklerini söyledi.Acildeki güvenlik görevlisi de aynı şekilde karakoldan yada savcıdan yazı gelmeden bir şey yapamayacaklarını söyledi.Ben yine de beni muayene edin dedim.Muayene etsem bile rapor veremem dedi.

                                                                                                                                                     

Ben yine bu işkenceci polislerin yaptıkları yanına kalmasın diye ,başkaları da böyle kötü muamele ve işkenceye uğramasın diye Taksim Polis merkezine tekrar gittim.Bakın bana sivil polisler işkence ve kötü muamelede bulundu tehdit etti.Şikayetçiyim dedim adli rapor için kağıt yazın dedim.Karakoldaki görevliler biz bişey yapamayız dediler!

 

Beyoğlu”nda görevli bu işkenceci polisler ve bu polislerle iş birliği içerisinde olan bazı yetkili ve sivil kişiler tarafından hayati yönden de risk altında bulunmaktayım.

 

 Daha fazla detaylı bilgiyi soruşturma kapsamında size sunabilirim.      

 

 

 Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.             

 

Adres.

Şehit Muhtar Mahallesi Süslü Saksı Sok.No:18-2 Beyoğlu-İstanbul

Tel.0212 244 85 97-98 Cep.0535 733 77 13                           

                                                                                                                 16.07.2007

                         HayrettinBulan   

            ŞEFKAT-DER GENEL BAŞKANI

 

 
  Bugün 15 ziyaretçi (35 klik) kişi burdaydı! Şefkat-Der'le İlgili Güncel Bilgilere Ulaşmak İçin Lütfen Facebook Hesabımızı Takip Edin.(Facebook Adresimiz Şefkat Der)  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Sizde Şefkat Gönüllüsü Olun!!